top of page

Buraya nasıl geldim?

  • Yazarın fotoğrafı: perizat dincsahin
    perizat dincsahin
  • 1 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Önümdeki yol belliydi. Bana çizilmişti ve kötü bir yol değildi — ama benim seçimim değildi.

Bir noktada onu artık yapamayacağımı anladım. Uzun bir düşünme süreci olmadı; kısa sürede aldığım birkaç kararla oldu.

Elimde ne varsa oradan devam etmem gerekiyordu. O yol beni takı tasarımına götürdü. Sonra Kapalıçarşı'ya.

Kapalıçarşı'da öğrenmek başka bir şey. Orada tasarım kâğıtta bitmiyor — tezgâhta, ustanın yanında, metal elinde direnirken öğreniliyor.

Kapalıçarşı'yı dışarıdan bilirsiniz: kalabalık, gürültülü. Ama arka sokaklarında, üst katlarında, kapısı kapalı odalarda başka bir şey döner. Orada insanlar yüzyıllardır aynı işi yapıyor.

Tasarımı okulda öğrenebilirsiniz ama zanaat tezgâhta öğreniliyor.

Kâğıtta kusursuz duran bir çizim metalde direnir. Fazla incelttiğiniz yer kırılır, fazla bıraktığınız yer ağır durur. Ustanın yanında öğrendiğim ilk şey buydu: malzeme size fikrinizi düzelttirir.

O tezgâhlar yüzyıllardır orada duruyor. Ama başındaki eller sürekli değişiyor. Her kuşak aynı işi yeniden öğreniyor.

İşin kalıcı olması, kimsenin kalıcı olmasından geçmiyor.

Bunu anladığımda ne üretmek istediğimi de anladım.

Tezgâh

Ustaların yanında çalıştım,

Sonra evime kendi atölyemi kurdum.

İki yıl boyunca o tezgâhta çalıştım. Öğrendiğim her şeyi tek tek denedim, hangi tekniğin bana ait olduğunu ve neyi kendi yöntemimle yapmam gerektiğini orada gördüm. Acelem yoktu.

O iki yılın sonunda süreç tamamlanmıştı. Ve kendimi hazır hissettim.

PERGUVA

Markaya kendi adımı verdim. Yanına erguvanı koydum — bu şehrin çiçeği, her nisan aynı dallarda geri gelen.

Yaptığım şey  sade, hafif, günlük parçalar. Kasada saklanan değil, kullanılan.

Gösterişli bir metal değil, takılan metal. Zamanla kararır, çizilir, matlaşır — ve ben bunu kusur saymıyorum. Parçanın yaşı olarak görüyorum.

Ve bir şeye inanıyorum: bunu benimle paylaşacak olan insanların olduğuna.

Bir takıyı sadece takmakla yetinmeyen, üzerinde bir şey taşımak isteyen insanlar. Aynı duyguyu bilenler. Sadece henüz karşılaşmadık.

PERGUVA bunun için var.

Burası benim için sadece bir takı markası değil — bir anı dükkânı. Anılarımızın aynı metalde form bulduğu yer.

Evimdeki tezgâhta başladı. Şimdi kapısı açık.

Made by her, in Istanbul

 
 
 

Yorumlar


bottom of page